Korunmuş Sır - Cübbeli Ahmet Hoca - Ahmet Rıfai Hz.

Stok Kodu: NWGHMY47

Bu ürünü ilk yorumlayan siz olun

72,00 TL

stokta mevcut

Korunmuş Sır - Cübbeli Ahmet Hoca Ahmet Rufai Hazretlerinin Yapmış Olduğu Duanın Yer Aldığı Korunmuş Sır Kitabıdır.
 

Korunmuş Sır - Cübbeli Ahmet Hoca - Ahmet Rıfai Hz.

Özel kutusunda , kuşe kağıda baskılı, lüks cilt ve 170 sayfa olan bu eserin yanında 1 adet ferman ve 1 adet muska hediye...
Sınırlı Sayıda üretilen bu eşsiz seti kaçırmayın... !



Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh-u Te‛âlâ’ya mahsustur. Salât-ü selamlar korkanların emânı ve Rasüllerin Efendisi olan Muhammed(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ve âl-i eshâbının cemîsinin üzerine olsun.

Lalegül Neşriyat ve Arifan  Yayınları Tarafından  Satışı Sunulmuştur.

Elinizdeki bu hızb-i şerîf ve kendisiyle alakalı diğer bilgiler hicrî sene 1309’un rebîulevvel ayında Seyyid Hammâd el-Feyyûmî(Rahimehullâh)ın tashihiyle, Mısır’daki merkezi Hân-ı Ebî Tâkiye olan Matbaa-i Âmire-i Şarkiyye’de basılmış olup büyük âlimlere âit azîm bir imdâda ve âlî bir isnâda sahip olan beş risâleyi ihtivâ etmiş bulunan değerli bir mecmûadaki iki risâleden alınmıştır

 

Bunların ilki, Kayseri’de türbesi bulunan meşhurZeyne’l-Âbidîn Ali el-Kayserî Hazretleri’nin torunu olarak hicrî sene 995’de Kayseri’de doğmuş olup, daha sonra sene 1030’da Medîne-i Münevvere’ye hicret eden, orada bir sene ikāmet ettikten sonra İstanbul’a dönerek dokuz sene orada ilim ve takvâ neşri ile meşgul olup daha sonra sene 1040’da tekrar Medîne-i Münevvere’ye hicret ederek orada hizmet eden ve nihâyet orada vefat ederek Cennetü’l-Bakî‛’de defnedilen büyük âlim Seyyid Ebû Bekr Muhammed Hilmî el-Üsküdârî(Rahimehullâh)ın oğlu olan ve daha sonra kendisi Medîne-i Münevvere’de hanefîlerin müftüsü tâyin edilen Esad el-Medenî(Rahimehullâh)a âit"Risâletü’l-müselseli’l-mûsile ile’l-vâsıtati’l-uzmâ ile’l-Hazreti’l-Aliyye” isimli eserdir.

 

İkincisi ise Halep müftüsü olan büyük fakîh Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî el-Halebî el-Hanefî (Rahimehullâh)a âit olan "el-Fecrü’t-tâli fîzikri’s-Seyfi’l-Kāti ve’s-Sirri’l-Masûn ve’d-Dürri’l-Meknûn” isimli risâledir.

 

Allâh-u Te‛âlâ cümlemizi bu hızb-i şerîf ile amel edip bereket ve tasarruflarından istifâde eden bahtiyarlar zümresine ilhak eylesin. Âmîn!

 Korunmuş Sır - Cübbeli Ahmet Hoca - Ahmet Rıfai Hz.

1 Ağustos 2011 – 1 Ramazan 1432

HIZB-İ ŞERÎFİN MÜELLİFİ

 

SEYYİD AHMED er-RİF‘Πel-HUSEYNÎ el-HASENÎ

 

Bu hızbi cem eden zat, Büyük Seyyid, Tarîkat İmamı, Ehlüllâhın Şeyhi Ahmed er-Rifâ‘î el-Huseynî el-Hasenî es-Sıddîkî el-Ensârî Hazretleri’dir.

 

Bu zat sene 512’de Irak’ta bulunan Vâsıt şehri yakınlarındaki Ümm-ü ‛Abîde karyesinde doğmuş, asrının âlimlerinden şer‘î ilimler tahsil etmiş, naklî ve aklî ilimlerde üstün seviyeye yükselmiş ve zamanında ilim, amel, kemal ve irfânın riyâseti kendisine ulaşmıştır.

 

Sene 555’te hac yaptığı zaman Rasûlüllâh(Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in mübarek eli kabr-i şerîfinden kendisine uzanmış, o da havas-avam herkesin huzurunda o mübarek eli öperek hiç kimseye nasip olmamış ve olmayacak en büyük kerâmete mazhar olmuştur.

 

Nitekim büyük kutub Seyyid Ahmed er-Rifâʽî(Radıyallâhu Anh)ın hicrî sene 555’te yapmış olduğu haccında Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in hücre-i şerîfesinin önünde durarak:

"Ey dedem! Sana selâm olsun” dediğindeMustafa(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in:

"Ey oğlum! Sana da selam olsun” diye selâmına mukābelede bulunduğunu orada bulunan herkesin işittiği, bunun üzerine Ahmed er-Rifâ‛î Hazretleri’nin ağlayıp vecde gelerek:

 

"Uzaklık hâlinde ben ruhumu gönderiyordum,

 

Bana vekâleten o, bu toprağı öpüyordu.

 

Şimdi ise bedenlerin buluşması nasîb oldu,

 

Sağ elini uzat da dudağım da nasîbini alsın.”

 

diye beyitler inşad etmesinin akabinde Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in yed-i şerîfesini uzattığı ve Abdulkādir-i Geylânî, Şeyh ‛Akîl el-Menbücî, Şeyh Erslân ed-Dimeşkî ve Hayat İbni Kays el-Harrânî(Kuddise Sirruhum) gibi tasarruf sahibi büyük velîlerin de aralarında bulunduğu binlerce kişinin gözü önünde bu zâtın Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in mübârek elini öptüğü mütevâtir (yalan olamayacak kadar yaygın) bir hâdisedir.(Seyyid Abdülkādir ibni Muhammed et-Taberî el-Huseynî, Keşfü’n-nikâb an ensâbi’l-erbe‛ati’l-ektâb, fî zımni "Hamsü resâil” sh:81)

 

Seyyid Abdülkādir ibni Muhammed et-Taberî el-Huseynî (Rahimehullâh) şöyle anlatmıştır: "Meşâyıhtan bir cemaat mühim sıkıntılara düştükleri zaman şu iki beyti okumayı âdet edinmişler ve böylece belâlardan kurtulduklarını bildirmişlerdir. Bu zatlar iki beyti okumadan önce imkân nispetinde Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e salevât-ı şerîfe okuduktan sonra Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in rûh-u şerîfine bir Fâtiha-i Şerîfe okurlar, daha sonra Ahmed er-Rifâ‛î Hazretleri’nin rûhâniyetine râbıta yaparak himmetlerini toplayıp Vâsıt kasabasında bulunan kabr-i şerîfine teveccüh ederler, daha sonra şu beytleri okurlardı:

"Ey Vâsıt karyesinin velî erleri! Bize şefaat edin,

 

Hidâyet peygamberinin hâtırı ve Rahmân’ın hakkı için.

 

İçinde bulunduğumuz sıkıntının açılmasına yardım edin,

 

Ey îman ve Kur’ân erleri!

 

Bu beyitleri okuduktan sonra ise Ahmed er-Rifâ‛îHazretleri’nin, babalarının, aşîretinin, zürriyetinin veAllâh-u Te‛âlâ’nın tüm sâlih kullarının ervâhı için Fâtiha ile bitirirlerdi. Ben bunu birçok işte tecrübe ettim ki Allâh-u Te‛âlâRasûlü(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in medediyle ve velîsi Ahmed er-Rifâ‛îHazretleri’nin bereketiyle Rabbim o işlerimi âsân eyledi.” (Seyyid Abdülkādir ibni Muhammed et-Taberî el-Huseynî, Keşfü’n-nikâb an ensâbi’l-erbe‛ati’l-ektâb, fî zımni "Hamsü resâil” sh:85;Esad el-Medenî, Risâletü’l-müselseli’l-mûsile ile’l-vâsıtati’l-uzmâ ile’l-Hazreti’l-Aliyye, fî zımni "Hamsü resâil” sh:18)

 

Ulaşmadığı dînî bir fazilet ve şer‛î bir meziyyet bırakmamış olan, ilimleriyle ve halîfeleriyle cihânı doldurmuş bulunan Ahmed er-Rifâ‛î Hazretleri sene 578’de vefat ederek Ümm-ü ‛Abîde nâm-ı mahalde defnolunmuştur.

 

Şâir ne güzel söylemiştir:

"Artık zamanın, onun gibi birini getirmesi pek uzak olmuştur.

 

Gerçekten de zaman onun mislini getirmekte elbette pek cimri olmuştur.”

 

Allâh-u Te‘âlâ ondan, kardeşlerinden, vârislerinden ve bütün evliyâdan râzı olsun. Bizi ve tüm Müslümanları onun ilimleriyle faydalandırsın, âlemlerinRabbi olan Allâh’a hamdolsun.

 

Seyyid Ahmed er-Rifâ‛î(Kuddise Sirruhû)vefatından sonra da tasarrufu devam eden velîlerdendir. Muhammed Mekkî Efendi(Rahimehullâh) şöyle demiştir: "Seyyid Ebû Bekr Muhammed Hilmî el-Üsküdârî(Kuddise Sirruhû)bana Seyyid Hâşim el-Ahmedî el-Medenî’ye âit olan iki beyti zorluklara düştüğüm zaman okumam için icâzet vermiştir ki, ben bu iki beyti icâzet aldığım vechile ne zaman okuduysam mutlaka Allâh-u Te‛âlâsıkıntımı açmıştır.

 

Bu beyitleri okumadan önce Allâh-u Te‛âlâ’nın rızası için iki rekat namaz kılınır. Sonra ayağa kalkılıp kıbleye dönülerek Nebî(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e yirmi bir kere salevât-ı şerîfe okunur. Daha sonra kıblenin doğu cihetine dönülerek üç adım atılır ve Ahmed er-Rifâ‛î Hazretleri’nin rûhu şerîfine Fâtiha okunduktan sonra bu yüce zâtın rûhâniyyetinin hâzır bulunması niyetiyle şu beyitler okunur:

 

"Ey korunun keremli velîleri! Bize siz yetersiniz,

 

Ey Rasûlün Ehl-i Beyti! Biz çok zayıf kimseleriz.

 

Bize âcil yetişiniz, çünkü korku bizi kaplamıştır,

 

Sizin kapınızı kasteden ise artık korkmayacaktır.”

 

Vallâhi hangi mühim bir işte bunu denedimse mutlakaAllâh-u Te‛âlâ’nın yardımına nâil oldum. Ben de büyüklerden aldığım icâzet ve izin üzere bu beyitler kendisine ulaşan her Müslümana icâzet veriyorum.

 

Tabî ki burada Rifâ‛î meşâyıhının, Ahmed er-Rifâ‛î Hazretleri’nin rûhâniyetiyle tevessülden önce Allâh-u Te‛âlâ’ya karşı zillet ve tevâzûlarını izhar etmek üzere iki rekat namaz takdim etmeleri duanın kabulüne vesile olmuştur.” (Esad el-Medenî, Risâletü’l-müselseli’l-mûsile ile’l-vâsıtati’l-uzmâ ile’l-Hazreti’l-Aliyye, fî zımni "Hamsü resâil” sh:15-16)

BU HIZB-İ ŞERÎFİN MÂNÂÂLEMİNDE RASÛLÜLLÂH (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)DEN TELAKKÎ EDİLDİĞİ

 

Şeyh Ebu’l-Feth et-Tâvûsî es-Sühreverdî(Radıyallâhu Anh) "el-Ahzâb” isimli kitabındaAhmed er-Rifâ‛î(Radıyallâhu Anh)ın şöyle dediğini nakletmiştir:

"Ben bu hızbi harf harf Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den aldım ve buna ‘es-Seyfü’l-Kātı‛’ismini verdim. Sonra onu Arafat’ta Hızır(Aleyhisselâm)a okuduğumda: ‘Bu hızb, sirr-i masûndur (ehil olmayanlardan korunmuş bir sırdır) ve dürr-ü meknûndur (saklı incidir)’ dedi.”

 

Mertebesinin yüceliğinde ittifak edilmiş olan kâmil ve mükemmil Şeyh Abdülazîz Ahmed ed-Dîrînî eş-Şâfi‛î(Rahimehullâh) da "Fezâilü’l-e‛mâl”isimli eserinde aynı sözü nakletmiştir.

 

Veliyyullâh Şeyh Ali Ebu’l-Hasen ibni Ahmed el-Vâsıtî eş-Şâfi‛î(Radıyallâhu Anh) "Hulâsatu’l-İksîr” isimli eserinde şöyle demiştir: "Sâlih ve takvâ sahibi bir zat olan fakih Ahmed el-Ğazâlî(Rahimehullâh)ın Ahmed er-Rifâ‛î (Radıyallâhu Anh)ın en büyük halîfelerinden biri olan Abdülmelik ibni Hammâd el-Mûsilî(Radıyallâhu Anh)dan nakline göre Ahmed er-Rifâ‛î (Radıyallâhu Anh)sâdât-ı rifâ‛iyye arasında Seyf-i Kātı‛ diye meşhur olan bu hızb-i celîli okumaları için eshâbına icâzet verirken: "Ben bu hızbi okuma iznini mana âleminde dedemRasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den aldım” diye söylerdi.

 

Bu tâifenin şu hususta söz birliği vardır ki, bu hızb-i şerîfi okumaya devam eden kişi Allâh-u Te‛âlâ’nın havli kuvvetiyle asla rezil ve mağlup edilemez, alçaltılamaz ve yenik düşürülemez. Ayrıca kendisi için bütün fetihler, hayırlar, bereketler, ikballer (yönelişler) ve düzgün haller dâim olup kendisi Allâh-u Te‛âlâ’nın ‛inâyet nazarında, Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in gölgesinde ve rûhu rifâ‛iyyenin bereketinin gözetiminde korumaya devam eder.

 

Ahmed er-Rifâ‛î (Radıyallâhu Anh)ın, bu hızb-i şerîfi mana âleminde Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den aldığı husûsunu tâcü’l-ulemâ ve sultânü’l-muhaddisîn olan ‛Izzüddîn Ahmed el-Fârûsî(Rahimehullâh)"İrşâdü’l-Müslimîn” isimli eserinde zikretmiştir.

 

Ayrıca Şeyhu’l-İslam Ziyâüddîn Ahmed ibni Ahmed el-Vetrî el-Mûsilî(Rahimehullâh) "Menâkıbü’s-Sâlihîn” isimli kitabında bu husûsu açıklamış yine böylece Diyâr-ı Şâmiyye’nin şeyhi kabul edilen‛Izzüddîn Ahmed es-Sayyâd ibni’r-Rifâ‛î(Rahimehullâh)da"el-Vezâifü’l-Ahmediyye” isimli kitabında bu konuyu nakletmiştir.

 

Şeyh Huseyn ez-Zeyyât el-Hanefî el-Ezherî(Rahimehullâh)"el-Vikāye”nin metni üzerine yaptığı hâşiyesinde şöyle demiştir: "Allâh-u Te‛âlâ’nın kelâmının havâssı ve esmâ-i hüsnâsının esrârı (bazı özel sırları olduğu) inkâr edilemez. Bu hususta en büyük delil sâdât-ı Ahmediyye’nin elden ele naklettikleri"Sirr-i Masûn Hızbi”dir. Zira o her düğümün çözümü ve her mühim sıkıntının defedilmesi için denenmiştir.

 

Nitekim onun sahibi olan İmâmu’r-Ricâl ve Şeyhu’t-Tavâif olan es-SeyyidAhmed er-Rifâ‛î el-Kebîr(Radıyallâhu Anh)ın:

 

"Ben bu hızbi harf harf dedem Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den aldım ve o beni: ‘İhlas ve itikat ile bu hızbe devam eden kişi Allâh-u Te‛âlâ’nın havli kuvveti ve keremiyle alçaltılamaz, mağlub edilemez ve rezil-ü rüsvay olmaz’ diye müjdeledi” dediği sabit olmuştur. (Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî, el-Fecrü’t-tâli fî zikri’s-Seyfi’l-Kāti ve’s-Sirri’l-Masûn ve’d-Dürri’l-Meknûn, fî zımni "Hamsü resâil” sh:99-101)

 

BU HIZB-İ ŞERÎFİN İLK RÂVÎSİNİN KİM OLDUĞU

 

Medîne müftüsü Esad el-Medenî(Rahimehullâh)ın beyân-ı vechile; bu hızb-i şerîfin isnad silsileleri okunduğunda birçok insan bu hızbi İmâm-ı Rifâ‛î’den rivayet eden kişinin Huccetü’l-İslamİmâm-ı Ğazâlî(Rahimehullâh) olduğunu düşünmektedir. Oysa doğrusu bu değildir, ancak burada bir isim benzerliği vukû bulmuştur. Zira bu hızb-i şerîfi İmâm-ı Rifâ‛î’nin birçok halîfesi kendisinden rivâyet etmiştir. Râvîlerin en meşhurlarından biri ise Ârif-i billâh Muhammed el-Ğazlânî el-Mûsilî(Rahimehullâh) ile onun oğlu Şeyh Ahmed el-Ğazâlî(Rahimehullâh)tır.

 

Bu zat bu mübârek hızbi hem babası tarîkinden hem de İmâm-ı Rifâ‛î’nin yüce halîfelerinden biri olan şeyhi Abdülmelik ibni Hammad el-Mûsilîtarîkinden rivâyet etmiştir.

 

İmâm-ı Ensârî (Rahimehullâh)ın "‛Ukûdü’l-Leâlî”isimli eserindeki nakline göre Musul ehli nezdindeĞazlânî diye bilinen Şeyh Muhammed el-Ğazâlî el-Mûsilî (Rahimehullâh)ın kerâmetleri Musul ehlince tevâtür derecesine ulaşmıştır. Sene 605’te ilerlemiş yaşında vefat eden bu zat "es-Seyfü’l-Kātı‛” diye bilinen bu hızbi, şeyhi Ahmed er-Rifâ‛î (Radıyallâhu Anh)dan bizzat rivâyet etmiştir.

 

(Esad el-Medenî, Risâletü’l-müselseli’l-mûsile ile’l-vâsıtati’l-uzmâ ile’l-Hazreti’l-Aliyye, fî zımni "Hamsü resâil” sh:23-24; Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî, el-Fecrü’t-tâli fî zikri’s-Seyfi’l-Kāti ve’s-Sirri’l-Masûn ve’d-Dürri’l-Meknûn, fî zımni "Hamsü resâil” sh:100)

BU MÜBÂREK "HIZB”İN FAZÎLETLERİ

 

1) Şeyhu’l-İslam MuhammedAlemî(Radıyallâhu Anh)ın "es-Sefîne” isimli eserindeki beyânı vechile; Ahmediyye (Rifâ‛î) meşâyıhı, tarîkatlerinin müessisi olan Seyyid Ahmed er-Rifâ‛î(Radıyallâhu Anh)tarafından ilham yolu üzere Kur’ân-ı Kerîm’deki tertîbe riâyet edilmeksizin eşsiz bir şekilde cemedilen ve "es-Seyfü’l-Kā(Keskin Kılıç) diye tesmiye edilen bu hızb ile diledikleri şekilde tasarrufta bulunuyorlardı. Zira bu, eşi benzeri olamayan ilâhî bir silahtır ki, her hangi istek ve hâcet için ne niyetle okunursa biiznillâhi Te‛âlâ okuyan kişinin muradının hâsıl olacağı konusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır.

 

2) İleride zikredilecek şartlarına riâyet üzere bu hızbi güzel niyet ve tam bir itikad üzere her gün sabah veya akşam bir kere dahi okuyan kişi yardımsız kalmaz, mağlup olmaz, Allâh-u Te‛âlâ onu her türlü kötülükten himâye eder ve kendisi için heybet ve kabul sancağı dikilir (herkes ona saygı duymak mecburiyetinde bırakılır).

 

3) Hizam âilesinden olan Seyyid Tâlib Ebû Bekr es-Sayyâd(Kuddise Sirruhû)nun beyânı vechile; bu hızb şartlarına riâyet edilerek sâdık (samîmî) niyet üzere bir evde okunursa o eve ne bir hırsız, ne bir yılan, ne de eziyet verici başka bir şey giremez. Bu hızb bir koyun sürüsü içerisinde okunursa o sürünün çobanı olmasa bile bi kuvvetillâhi Te‛âlâ kurt o sürüden bir şey kapma imkânı bulamaz.

 

4) Bu hızb ihlas ile bir su üzerine yedi kere okunsa ve sara gibi hastalıklara mübtelâ olan kişinin yüzü ve bedenio su ile ovalansa, biiznillahi Te‛âlâ hasta ayılır.

 

5) Bu hızb-i şerîf bir kafile içerisinde okunsa Allâh-u Te‛âlâ o kervanı yol kesici eşkiyadan muhafaza buyurur.

 

6) Bu hızb-i şerîf şartlarına uyularak başka bir kişinin niyetine okunursa biiznillâhi Te‛âlâ onun da matlubu hâsıl olur.

 

7) Bu hızb-i şerîf bir evde asılı bulunursa oraya hırsız giremez ve o ev yanmaz.

 

8) Bu hızb-i şerîfi üzerinde taşıyan kişi hiçbir mâkirîn hilesine mâruz kalmaz. Bütün bunlar güvenilir zatlar tarafından denenmiştir.

 

9) Şeyh Muhaddis Muhammed ‛Akîle(Rahimehullâh) şöyle demiştir: "Bu hızb-i şerîfin büyük bereketleri vardır. Bunu her gün veya gece okuyan yâhut yanında taşıyan biiznillâhi Te‛âlâ her hîlekârın mekrinden ve her gaddarın gadrinden kurtulur. Bu kişi akılların anlayamayacağı kadar yüksek makamlara erişir. Bu hızb-i şerîfin tertîbi takdim ve tehir husûsunda Kur’ân-ı Kerîm’in terkibine muhâlif görünse de ilâhî bir ilham tarîkıyle acâyip bir tertip ve eşsiz bir üslup üzere tanzim edilmiştir ki bu tertip, hızb-i şerîfin düşmanları kahreden (açık) bâhir bir âyet olduğuna delâlet etmektedir.

 

10) Şeyh Ebû Bekr el-Ensârî el-Vâsıtî(Rahimehullâh)"‛Ukûdü’-leâlî” isimli eserinde büyük veli Seyyid Ali el-Hılakî er-Rifâ‛î(Radıyallâhu Anh)ın tercemesinde şöyle demiştir: "Bu zât Seyf-i Kātı‛ diye bilinen ve Ahmed er-Rifâ‛î(Radıyallâhu Anh)a âit olan hızb-i şerîf ile tasarrufta bulunurdu. Bazıları buna "Sirr-i Masûn” adını da takmışlardır.

 

Bu zat bu hızbi hangi muradı için okuduysa mutlaka tesir zuhur etmiştir. Seyyid Ali hicrî sene 874’te vefat etmiştir. Tasarrufta bulunduğu hızb-i şerîfin Ahmediyye (Rifâ‛îler) arasında büyük değeri vardır.

 

11) Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî(Rahimehullâh) bu hızb-i şerîfin faziletlerini beyan sadedinde şu kelimâtı kaydetmiştir: "Sağlam bir zırh, keskin bir kılıç, parlak bir yıldız, sadefindeki tek inci ve büyük bir hazîne olan bu hızb-i şerîfin tesirinin sıhhati ve kendisiyle tevessülde bulunan kişiye kabul eserinin hâsıl olacağı husûsunda âriflerin icmâ‛ı vardır.


<span style="background-color: rgb(255, 255, 255); font-family: Ar

Taksit Seçenekleri

Garanti Bankası - BonusCard / ParaCard
Taksit
Aylık
Toplam
Tek Çekim
72,00 TL
2 Taksit
36,00 TL
72,00 TL
3 Taksit
24,00 TL
72,00 TL
4 Taksit
18,00 TL
72,00 TL
5 Taksit
14,40 TL
72,00 TL
6 Taksit
12,00 TL
72,00 TL
Akbank - Axess / FishCard
Taksit
Aylık
Toplam
Tek Çekim
72,00 TL
2 Taksit
36,00 TL
72,00 TL
3 Taksit
24,00 TL
72,00 TL
4 Taksit
18,00 TL
72,00 TL
5 Taksit
14,40 TL
72,00 TL
6 Taksit
12,00 TL
72,00 TL
BankAsya - AsyaCard
Taksit
Aylık
Toplam
Tek Çekim
72,00 TL
2 Taksit
36,00 TL
72,00 TL
3 Taksit
24,00 TL
72,00 TL
4 Taksit
18,00 TL
72,00 TL
5 Taksit
14,40 TL
72,00 TL
6 Taksit
12,00 TL
72,00 TL
Yapı Kredi Bankası - Worldcard
Taksit
Aylık
Toplam
Tek Çekim
72,00 TL
2 Taksit
36,00 TL
72,00 TL
3 Taksit
24,00 TL
72,00 TL
4 Taksit
18,00 TL
72,00 TL
5 Taksit
14,40 TL
72,00 TL
6 Taksit
12,00 TL
72,00 TL

Ürün Etiketleri

Diğer müşterilerimiz bu ürüne şu etiketleri koydular:

Etiketleri ayırmak için boşluk kullanınız. Deyim tipindeki etiketler için tekli tırnak (') kullanınız.

Kendi Yorumunuzu Yazın

Yorumunuz: Korunmuş Sır - Cübbeli Ahmet Hoca - Ahmet Rıfai Hz.

Bu ürüne kaç puan verirsiniz? *

 1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız
Fiyat
Değer
Kalite
Kategoriler
FERACE
namaz-tablet

İletişim

ULUCAMİİ DOĞUSU SAYILGAN EGE PASAJI NO: 15-25 OSMANGAZİ/BURSA

 (0850) 466 11 66

(0224) 223 76 69 pbx

E-Bülten