x

Kuranı Kerimin Türkçe Okunuşu ve Meali - Rahle Boy - Pamuk Yayıncılık

Pamuk Yayınevi
Ürün Kodu : 9786054833399
Elmalılı Hamdi Yazır Meali, Latince Harflerle Okunuşu, Rahle Boy (21x28 cm)
79,90 TL
Yurtdışı Müşterilerinin Dikkatine !
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Resimler
  • Beni Ara
  • Kuranı Kerimin Türkçe Okunuşu ve Meali - Rahle Boy - Pamuk Yayıncılık

    • Yazar: Arif Pamuk
    • Yayınevi: Pamuk Ofset
    • Boyut: 21 X 28 cm. Rahle Boy
    • Sayfa Sayısı: 640 Sayfa
    • Cilt Tipi: Ciltli Sert Kapak
    • Kağıt Cinsi: Şamua Kağıt
    • Surelerin Fazileti İlaveli
    • Ağırlık 1,466 gr.


    ÖNEMLİ BİR AÇIKLAMA

    Kur’an-ı Kerim’in insanlığa Arap lisanı ile gönderildiği Allahu Zülcelal tarafından çeşitli ayetlerde defalarca bildirilmiştir. Mukaddes Kitabımızın Arapça harflerle okunuşundaki ve yazımındaki mükemmellik, başlı başına birer mucizedir. Dolayısla "Latince yazılışı yahut Türkçe manası da Kur'an'ın orjinali gibidir" demek yanlış ve eksik bir ifadedir. Bir başka yanlış düşünce ise, O’nu iyi niyetle okumaya çalışan insanların, bundan hiçbir istifadelerinin olmayacağı şeklindeki düşüncedir.

    Kur'an-ı Kerim'i elbette ki her Müslümanın Arapça yazılışından okumayı öğrenmesi gerekir. Ancak nasıl ki "Kur’an Elifbalarında Mukaddes Kitabımızın okunmasına yardım amacıyla Latince ibareler yer alıyorsa, bu Kur’an-ı Kerim'de de bu amaçla Latince yazılışlar yer almaktadır. Onun orjinal hali ile okunmasında tüm kitlelere yardımcı olmak ve tüm fertlere ilâhî mesajı ulaştırmak en büyük temennimizdir. Bu amaçla Kur’an-ı Kerim’i tecvitli olarak Türkçe okunuşu ve mealiyle birlikte istifadenize sunuyoruz.

    Böylece "Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenemiyorum" gibi mazeretler tamamen ortadan kalkacak, herkes O’nun nur pınarından kana kana içecektir.

    Bu amaçlarımızın gerçekleşmesi. Cenabı Allah’tan en büyük temennimizdir.

    PAMUK YAYINCILIK

    Bu mealin hazırlanmasında büyük emeği geçen Emekli Müftü Muhterem RAHMİ SERİN Hocaefendi’ye teşekkür eder, kendisine Cenabı Hakk’tan iki cihan saadeti niyaz ederim.

    ARİF PAMUK

    TİLAVET SECDESİ

    Kur’an-ı Kerim’in 14 yerinde bulunan secde ayetlerinden birini okuyan veya işiten her mükellef için secde gerekir. Tilavet secdesi yapılırken abdestli olunması şarttır.

    Tilavet secdesi şöyle yapılır:

    Tilavet secdesi niyeti ile elleri kaldırmaksızın "Allahu Ekber" denilerek secdeye varılır. Secdede üç defa "Sübhâne rabbiyel a’la" denilir. Ondan sonra "Allahu Ekber" denilerek kalkılır.

    Önsöz

    Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla

    Oku! Kur'an'ın insanlığa ilk hitabı budur.

    Her şeyi oku! Allah’ın ayetlerini oku! Oku ama okurken Allah’ın adı ile oku! Okurken de derinlemesine düşünerek Allah’ın ayetlerini oku! Hidayeti yakalamak için oku! Sapıklıklardan uzaklaşmak için oku! İmanını bütünleştirmek için oku! Öğrenmek için oku! Kudret kaleminin bu âleme çizdiği her satırı oku! İnsana bilmediğini öğreten Allah’ın adı ile oku! İşte Kur’an’ın bütün insanlığa ilk hitabı budur. İnsanlığın büyük felâketlere sürüklendiği asrımızda mutlaka Kur’an’ı oku! Bu fâni alemde bütün varlığınla hissederek Allah’ın ayetlerini oku! Oku ki hayatına istikametle yön vermiş olasın, insanlığı tehdit eden felâketlerden nefsini ve neslini korumak için oku! Aksi takdirde her iki âlemde de kaybedenler zümresinden oluruz. Peygamberimiz (a.s.) şöyle buyurmuşlardır: "Kim önce yaşamış insanların ve sonrakilerin ilmini öğrenmek isterse Kur’an’ı okusun."

    Kur’an; Allah tarafından, Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ne Arapça olarak indirilip bize tevatür yoluyla naklolunan kitabın ismidir. Lügatta Kur’an, "gufrân ölçüsünde okumak" manasına gelir. Kur’an’m hükümleri ve ayırıcı özelliklerinden birisi de: "insanlara sindire sindire okuyasın diye biz Kur’an’ı kısımlara ayırdık." (Isra, 17/106),

    "Sana vahyettiğimizi onlara okuyasın diye..." (Rad, 13/30),

    "Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.." (Müzzemmil, 73/4) ayetlerinden anlaşıldığı üzere ağır ağır, tertil ve tilaveti de okumak olduğu için, buna Kur’an ismi verilmiştir.

    "Ey Peygamber! De ki: Kur’an’ı Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından hak olarak indirdi..." (Nabl, 16/102).

    "Bu Kur’an’ı uyarıcılardan olasın diye (açık bir Arapça lisanıyla senin) kalbine Ruhul Emin olan Cebrail indirmiştir." (Şuara, 26/193-194) buyurulduğu üzere Kur’an, Yüce Allah tarafından Peygamber’in kalbine, Ruhul Emin ve Ruhul Kudüs denilen Cibril vasıtasıyla hak olarak indirildi

    "Biz, Kur’an’ı hak olarak indirdik, bütün hakikatleri içinde toplayarak indi." (Isrâ, 17/105),

    "Hem hiç eğri tarafı ve eksiği bulunmayan Arapça bir Kur’an indirdik..." buyurulmuştur. (Zümer, 39/28).

    Kur’an’ın Faziletleri:

    Tefsir bilgini Endülüslü Ebû Hayyân "Bahrul Mühıyt" isimli tefsirinde der ki:

    "Kur’an’ın faziletleri hakkında Ebu Ubeyd Kas b. Sellâm ve daha diğer birçok zatlar, müstakil tefsirler yazmışlardır. Bu konuda şunlar başlıca rivayet edilen hadislerdendir. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Muhakkak ki ileride karanlık gece parçaları gibi fitneler olacak." "Ey Allah’ın Resulü! Ondan kurtuluş nasıl olur?" denildi. O buyurdu ki: "Yüce Allah’ın kitabı ile. Onda sizden öncekilerin haberleri, sizden sonrakilerin haberleri ve sizinle ilgili hükümler vardır, o bir eğlence vasıtası değildir. Hak ile batılı ayıran İlâhî bir kelamdır. Onu kibirlenerek terk edenin Allah belini kırar. Kim doğru yolu ondan başkasında ararsa, Allah onu sapıklığa düşürür.O Allah’ın sağlam ipidir. Ve apaçık nurudur. Hikmet dolu Kur’an’dır. Doğru yoldur. Nefsanî arzuların sapıtmamasına, görüşlerin dağılmamasına yegâne sebep odur. Alimler ona doymaz, Allah’tan korkarak günah işlemekten çekinenler, ondan usanmazlar. Onun ilmini bilen ileri gider, onunla amel eden sevap kazanır. Onunla hükmeden adaletli olur. Ona sımsıkı sarılan doğru yolu bulur."Yine Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Bu Kur’an’ı okuyunuz. Çünkü Yüce Allah size her harfi için on sevap mükâfat olarak verecek; fakat şunu bilin ki size "Elif, Lâm, Mim" bir harftir demem. Lâkin Elif bir harftir, Lâm bir harftir, Mîm bir harftir."

    Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Ümmetimin şereflileri Kur’an’ı ezberleyenlerdir."

    "Evlerin en değersizi Allah’ın kitabından yoksun olan evdir."

    "Kur’an’a çalışıp da zorlukla okuyana iki sevap vardır. Kur'an’ı kolay okuyan ise şerefli, itaatkâr elçi melekler ile beraberdir."

    Bir gün Resulü Ekrem (s.a.v.) Hazretleri'ne Ensar’dan bir grup: "Ey Allah’ın Resulü ne buyurursun? Bu gece Sabit b. Kays’ın evi parıldıyordu, etrafı yıldızlar gibi idi." dediler. "Belki Bakara Suresi'ni okumuştur." buyurdu. Bunun üzerine Sabit b. Kays’a varılıp sorulduğunda; Bakara Suresi’ni okudum." dedi.

    Gerçekten Buhari’de de Useyd b. Hudayr (r.a.) Hazretleri’nin Bakara Suresi’ni okumasıyla sesine karanlıkta yavaş yavaş meleklerin inmiş olduğu rivayeti vardır. Ukbe b. Amir (r.a.) demiştir ki: Resulüllah (s.a.v.) Veda Hacccı’nda bize şöyle buyurdu: "Kur’an’a sımsıkı sarılın."Bir de Resulü Ekrem (s.a.v.) Hazretleri'ne insanlar içinde Kur’an okunması veya sesi en güzel olan kimsenin durumu sorulmuştu, o şöyle buyurdu:"Dinlediğin zaman kendisinin Yüce Allah’tan korktuğuna inandığın kimsedir."

    Bununla Kur’an ve tefsir okumaktan maksadın ne olduğunu da anlamış oluyoruz.

    "Tâhâ. Ey Muhammed! Biz sana Kur’an’ı sıkıntıya düşesin diye göndermedik. Biz, onu ancak Allah’tan korkup O’na itaat edene bir öğüt olsun diye indirdik." (Tâhâ, 20/1-3)

    Yine Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Kur’an-ı Kerim şefaat eder. Şefaati kabul edilir. Savunucudur. Savunması tasdik edilir. Kim onu önünde tutarsa, kendisini cennete sevk eder. Kim de onu arkasına iterse, kendisini cehenneme sevk eder."

    "Kim Kur’an-ı Kerim’i okuyup ezberler, onun helâl kıldığını helâl, haramını haram sayarsa o sebeple Allah onu cennete koyar ve hepsine de cehennemlik olan yakınlarından on kişiye şefaat yetkisi verir."

    "Kur’an-ı Kerim’i okuyunuz. Çünkü Kıyamet gününde o okuyucularına şefaatçi olarak gelecektir."

    "Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, ana babasına Kıyamet gününde taç giydirilir ki, bunun parlaklığı, dünya evlerindeki güneşin parlaklığından daha güzeldir. Ya Kur’an ile amel edene ne verileceğini zannediyorsunuz?"

    Ey Allah’ım! Nefsimize ve neslimize Kur’an’ın ışığı ile aydınlanmayı nasip eyle...

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.