x

Cennet ve Cehennem (Yusuf Tavaslı) -1817

TAVASLI YAYINEVİ
Ürün Kodu : 9789756400166
Ahiret Hayatının Durağı Olan Cennet Ve Cehennem Hakkında Detaylı Bilgilerin Yer Aldığı
29,00 TL
Yurtdışı Müşterilerinin Dikkatine !
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Resimler
  • Beni Ara
  • CENNET VE CEHENNEM
    Peygamberimizin Şefaati ve Cennetle İlgili Dualar
    • ISBN:      9789756400166
    • Baskı Sayısı:          1. Baskı
    • Dil:          TÜRKÇE
    • Sayfa Sayısı:          496
    • Cilt Tipi: Karton Kapak
    • Kağıt Cinsi:            Kitap Kağıdı
    • Boyut:    13.5 x 19.5 cm
      Ey fânî dünyanın fânî yolcusu kardeş!

    Şu anda satırlarına bakmakta olduğun bu kita-bıma "Cennet ve Cehennem" ismini ver-dim.

    Cennet ve Cehennem her insanı ilgilendiren önemli bir konudur. Aklı selim sâhibi hiçbir insan bu konudan uzak duramaz. Çünkü erinde, geçinde bu iki mekandan birine konuk olacaktır.

    Bizler, îman sâhibi kişiler olduğumuz için "Al-lah’a hamdolsun" Cennet ve Cehennnemin varlı-ğına îman etmişiz. Cennet ve Cehennem vardır, haktır ve gerçektir. Şu anda da yaratılmış ve mevcuttur.

    Cennet ve Cehennem öteki dünyâ dediğimiz âhiret hayâtında gideceğimiz iki yerin, iki mekanın ismidir.

    İnsanlar, kıyâmet günü yeniden diriltilip sorgusuâl edildikten sonra, ya Cennete veya Cehenneme gideceklerdir. İnsanlar için gidecekleri başka üçüncü bir yer ve mekan yoktur.

    Hz. ve Acirc;dem’den beri gelip geçen ve kıyamete kadar gelip geçecek olan bütün insanların mahşerden sonra, gideceği yer, ya cennet olacak, ya da cehennem olacaktır. İnsanoğlu istese de iste-mese de, inansa da inanmasa da, gerçek budur.

    Kitabımızı dört bölüme ayırdık.

    Birinci Bölüm: Cennet ve nimetleri,

    İkinci Bölüm: Cehennem ve azabları,

    Üçüncü Bölüm: Peygamberimizin Şefâatı,

    Dördüncü Bölüm: Cenneti isteme ve Cehennemden sığınma duâları.

    Amacımız değerli okuyucı kardeşlerimize ebediyet yurdumuz için bilgilendirmek ve âhiret hayatında mutlu bir sonuca ulaşmamıza bir kat-kıda bulunmaktır.

    Çalışmak bizden başarıya ulaştırmak Yüce Rabbimizdendir.

    Ve minallâhit’tevfîk.

    Kitabımızın konusu cennet ve cehennem’dir. Cennet ve cehennem konusu her insanı ilgilendiren bir konudur. Aklı başında olan hiçbir insan bu konudan uzak duramaz. Meğer ki, sağlıklı bir akıl nimetinden mahrum bulunmuş olsun. Çünkü, dünyâ hayâtı sona eren her insanın gideceği iki mekân (iki yer) vardır. Bunlardan biri Cennet, birisi de Cehennem’dir.

    Bir insanın dünyâ hayâtı sona ermekle, onun cennet veyâ cehennem yolculuğu başlamış demektir. Artık bir daha geri dönüş yoktur. Kim ne derse desin, kişinin ölümüyle artık bu dünyâ için bütün yollar kapanmıştır. Bundan sonra ha-yât, ya cennet’te veyâ cehennem’de devam ede-cektir. Cennet hayâtı da, cehennem hayâtı da bu dünyâda yaşarken, yâni bu dünyâ hayâtında ka-zanılır. İnsan Ölünce hemen Cennet’e veya Cehennem’e girmez ama, kabirde de ya cennet ha-yatı veya cehennem hayatı yaşar. Cennet veya cehennem yaşamına adım atmış demektir. Ar-tık dünya bitmiştir, bir daha dönüş yoktur.

    Ölüm tezkeresi ile çalışıp kazanma dönemi bitmiş artık çalışıp kazanma izni elinden gitmiş (alınmış) demektir.İnsanoğlu bu çalışma fır-satı bir daha verilmeyecektir.

    Ölüm, yok oluş değildir. Tam tersine ölüm olayı, sürekli bir hayâta, sonu olmayan ebedî bir yaşam sürecine geçiş dönemi demektir.

    Bu hayât sürecinde insanların barınacağı iki yer, iki mekân vardır. Birisi, cennet, birisi de cehennem’dir. Bunlarda bu dünyâda kazanılır. Ka-zanan da kişinin kendisidir. Kişi, bu iki mekan-dan birini kendi tercih ve isteğiyle seçmiş ve ter-cihini, seçimini gittiği, gideceği istikâmette (yönde) kullanmış demek olur.

    İşte biz, bu kitabımızda bu iki mekândan söz edeceğiz, bu iki ikâmetgâhımızı anlatacağız. Her insan, bu iki mekândan, bu iki barınaktan birini seçebilir. Her insanın seçme hürriyyeti, tercih etme hakkı vardır. Cenneti isteyen cennet hayâ-tı için çalışır, cehennemi isteyen de cehennem hayâtı için çalışır.

    Kişi çalıştığı yönde ilerler, hak ettiği değerler hep çalışıp çaba gösterdiği istikâmette olur. Cennet veya cehennemi hak etme de böyledir. Kul, hangi yöne ağırlık verir, çalışmasını hangi yöne yoğunlaştırırsa, Allâh Teâlâ, kulunu o yol-da başarılı kılar. Cennet için çalışan cennet’e, cehennem için çalışan da cehennem’e girmeye hak kazanmış olur.

    Allâh Teâlâ, kullarını zorlamıyor. "Femen şââe felyü’min, ve men şââe felyekfur = İsteyen mü’min olur, isteyen kâfir olur, yâni dileyen inanıp mü’min olsun, dileyen de inkâr edip kâfir olsun.." (el.Kehf, 29) Her insan kendi irâdesi (isteği) ve tercihinde hür ve serbesttir. İsteyen istediği gibi yaşayabi-lir. Yüce Allâh’ın mülkü geniştir!..

    Allâh Teâlâ, cennetini de, cehennemini de dolduracaktır. Bunda darılacak, gücenecek ne var ki! Herkes istediğine kavuşacak, cennet iste-yen cennet’e, cehennem isteyen cehennem’e kavuşacaktır. Allâh Teâlâ, hiçbir kuluna zulmet-mez, zerre kadar, kıl kadarcık bile haksızlık etmez, etmeyeceği konusunda da kullarına bildir-miştir. Cennet ve cehennemini uzun uzun, hem de açık açık anlatmış Yüce Rabbimiz. İnsanın kendisine verilen akıl nimet ve sermâyesini doğ-ru yolda kullansın, diye anlatılmış bütün bunlar.

    Her insan kendi yaptığının karşılığını görecek ve alacaktır. Rabbimiz Teâlâ hazretleri:

    "Kim, zerre miktarı hayır işlemişse, onun karşılı-ğını görür. Kim de zerre miktarı şer/kötülük işlemiş-se cezasınıgörür." (Zilzâl sûresinde 7,8) buyurmuş.

    Bu İlâhî kuralları da anlatmış kullarına; gizli kapaklı hiçbir noktasını bırakmamıştır Yüce Rabbimiz. Kullarına doğru yolu göstermiş ve gösterdiği bu doğru yolda gidenlerin elde edece-ği nimet ve güzellikleri de bildirmiş ve bu güzel-liklerin tam anlamıyla karşılığının alınacağı yer ve mekânın cennet olduğunu da bildirmiştir. Söz dinlemeyip doğru yoldan sapanlarm (âsile-rin) günahkârların da uğrayacakları zararlar, gö-recekleri azablar bir bir haber verilmiş ve bunla-rın cezâlannm eksiksiz olarak görüleceği yer ve mekânın cehennem olduğunu da bildirmiştir.

    Şu halde dileyen her insan dilediği gibi, hare-ket edebilir, herkesin kazancı kendisine âittir. Kimse kimsenin sevâbım almadığı ve alamıyacağı gibi, kimse kimsenin de günâhını yüklenmez, yüklenmiyecektir. Herkes yaptığının karşı-lığını eksiksiz olarak görecektir.

    Her insanın yaptığı en küçük hayır ve iyilik amel defteri adı verilen hayat dosyasına işlendi-ği gibi, önemsiz saydığı en küçük kötülükler de yine amel defterine yazılıp kaydedilmiştir. Şu halde insan ne yaparsa yapsın kendi nâmına (adına) çalışıyor demektir.

    Biri iyilik mi yapıyor, menfaati kendinedir, iyilerin yolu cennet’e çıkar. Biri kötülük mü yapıyor, zararı kendinedir. Kötülerin yolu cehen-nem’e çıkıyor. Ama diyeceksin ki, "kötülerin yap-tığı yanlarına kâr kalıyor."Sakın ha, böyle de-me!.. İnancın zedelenir. Her şeyin iğneden ipliğe yazılıp kaydedildiğine inanan bir insan, nasıl olur da böyle düşünür! Dünyâ hayâtı dediğin ne-dir ki? Gözünü kapayıp açmadan veya gözünü açıp kapamadan gelip geçmiştir. Sen hiçbir şe-yin farkında olmadan fânî hayât geçip gitmiştir.

    Halbuki sen ona sımsıkı sarılmıştın, bitmeye-cek, tükenmeyecek sanıyordun. O ise, sana bile sormadan geçip gitmiştir. Kötülerin yaptığı yan-larına kalmayacak, mazlûmun âhı ve intikâmı onlardan alınacaktır. Cehenneme gidiş mazlû-mun hakkını gasbettiği içindir. Sen Yüce Rabbimizin şu buyruğunu hiç unutma:

    "İnnel ebrâra lefî naîm, ve innel fuccâra lefî cahîm = İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemde olacaklardır.(el.infıtar, 13,14)

    Kendini bu İlâhî ölçüye göre hazırla. İyilikler de, kötülükler de kaybolmayacak, kimsenin yap-tığı yanma kâr kalmayacaktır. Öyle ki, boynuz-suz koyunun hakkı,boynuzlu koyundan alına-caktır. Cennet ve cehennem haktır, gerçektir ve vardır, şu anda mevcuttur, hazırdır, hak edenle-ri beklemektedir.

    Cennet, Cehennem Ebedî Yaşamdaki Mekanlarımızdır

    Cennet ve Cehennem, öbür dünyâ ve sonraki hayât dediğimiz âhiret hayâtında yaşayacağımız, ikâmet edeceğimiz iki mekânın adıdır. Her insan, bu iki yerden birisinde ikâmette buluna-caktır. Cenneti hak eden cennet’e girecek, ce-hennemi hak eden de cehennem’e girecektir. Kimlerin cennet’e, kimlerin de cehennem’e gire-ceğini Yüce Rabbimiz, yüce kitâbı Kur’ânı Keri-minde bildirmiştir. Bunları ilerleyen sayfaları-mızda tek tek misâl ve örnekleriyle açıklayaca-ğız. Yukarıda verdiğimiz (el.İnfitar sûresi, âyet 13,14) de bu örneklerden biridir. "İyiler cennet’te, kötüler de cehennem’de olacaklardır."

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.